Make your own free website on Tripod.com

Aşağı


Yahya Kemal BEYATLI
( 1884 - 1958 )

    Üsküp'te doğdu. Asıl adı Mehmet Agah'tır. İlk öğrenimini Üsküp'te yaptı. Selanik'te başladığı ortaöğrenimini, İstanbul'da Vefa İdadisi'nde tamamladı. 1903'te, bir arkadaşının teşvikiyle Paris'e giderek bir yıl, bir kolejde Fransızcasını ilerletti. Sonra Paris'teki Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne girdi. Orada Fransa'nın ünlü tarihçilerinden olan Albert Sorel, Emile Burgoux, Louis Renault gibi hocalardan ders gördü. Onda, tarih sevgisinin bilinçlenip genişlemesinde Albert Sorel'in etkisi büyük olmuştur. Paris'te dokuz yıl kaldıktan sonra İstanbul'a döndü.Edebiyat ve tarih öğretmenlikleri yaptı, elçiliklerde bulundu. 1 Kasım 1958'de öldü.

    Yahya Kemal'in şiirleri dil ve şekil yönünden üç kısma ayrılabilir: a) Kuralsız nazım şekilleri ve sade bir dille söylenmiş şiirler. b) Divan edebiyatı nazım şekilleriyle ve o şiirin diliyle söylenmiş şiirler. c) Ruabiler. Yahya Kemal, aruz veznini Türkçe kelimelerin yapısına en ustalıkla uygulayan bir şairdir. "Ok" manzumesi dışında bütün şiirlerini aruz vezniyle yazmıştır. Ahenge büyük önem verir. Ona göre, vezinler bir ahenk aletidir. Divan şiirinde bambaşka değerler bulmuş, o şiire seçici, beğenici gözlerle bakmıştır. Divan tarzının özünden ve havasından ayrılmamıştır. Taklitten kaçınmış, eski zevke yeni bir hava getirmiştir. Mazmunu bırakarak, şiirlerine yeni hayaller, mecazlar, düşünceler, tabiat manzaraları, resme uygun görünüşler koymuştur. Görüntü güzellikleri onun şiirinde, tarih ve kültür derinlikleriyle gözler önüne serilir. Çok arzu ettiği halde şiirlerini kitap halinde göremeden öldü. Bu gecikmeye sebep, birçok mısrasına henüz son güzelliği veremediğine dair olan sanatçı titizliğiydi.

    Şiirleri ve Kitapları: Klasik divan şiirimizi Batı şiirindeki bütünlük anlayışıyla ele aldı. Avrupa dönüşü Yeni Mecmua'da baslığıyla yayımladığı gazel ve şarkılarla tanındı (1918). Bu neoklasik şiirler, onun çıkış noktasının Osmanlı tarih ve şiiri olduğunu gösterdiği gibi, sonradan yeni şekiller ve sade dille yazdıklarında da şairin genel olarak Osmanlı medeniyet ve kültürüne bağlı kaldığı görülür. Onda tarih, vatan, millet ve İstanbul sevgisi, hep bu açıdan işlenir. Duygu, düşünce ve hayali ustalıkla kaynaştıran şair pek çoğuna hikaye karakteri verdiği lirik-epik şairlerinin konularını aşk, tabiat, deniz, ölüm ve sonsuzluktan da alır. İç ahengi her şeyden üstün tutuşu şiiri kabul edişi; şiiri bir yana bütün şiirlerini, bu ahengin sağlanmasına daha elverişli gördüğü, aruzla yazmasına sebep oldu. Şiirlerini, makale ve hikayelerini saglığında kitaplarda toplamamış, eserleri dergilerde, dağınık kalmıştı. Ölümünden sonra dostları ve hayranları tarafından bir Yahya Kemal'i Sevenler Cemiyeti kurulduğu gibi, İstanbul Fetih Cemiyeti'ne bağlı bir de Yahya Kemal Enstitüsü ve Müzesi açıldı(1961). Bu Enstitüsü'nün yayımlamaya başladığı Yahya Kemal Külliyatı'nda şairin ilk üçü şiirlerini; diğerleri makale, deneme ve anılarını derleyen, şu eserleri çıktı:

    1. Kendi Gök Kubbemiz (1961)
    2. Eski Şiirin Rüzgarıyla (1962)
    3. Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş (1963)
    4. Aziz İstanbul (1964)
    5. Eğil Dağlar (1966)
    6. Siyasi Hikayeler (1968)
    7. Siyasi ve Edebi Portreler (1968)
    8. Edebiyata Dair (1971)
    9. Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım (1973)
    10. Tarih Musahabeleri (1975)
    11. Bitmemiş Şiirler (1976)
    12. Mektuplar - Makaleler (1977)

 

ŞİİRLERİ
Akıncılar Bir Başka Tepeden Deniz Türküsü Düşünce Duyuş ve Düşünüş Eylül Sonu
Geçmiş Yaz Hayal Şehir İstanbul'un Fethini Gören Leyla Mohaç Türküsü Özleyen
Rindlerin Akşamı Sessiz Gemi Siste Söyleniş Süleymaniye' de Bayram Sabahı Uçuş Vuslat

YAZILARI

Ezansız Semtler

Yahya Kemal ile ilgili bilgi içeren diğer siteler.

Hazırlayan:Hasan Gezer

Yukarı